10 Eylül 2026

Bakan Şimşek OVP sonrası konuştu: Kamuda 484 milyar TL tasarruf, eğitimde “fahiş” artış, gıda enflasyonunda normalleşme beklentisi

0
haber-gorseli-1788818764737

T24 Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz‘ın 2027-2029 Orta Vadeli Program’ı (OVP) açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Şimşek, kamuda Tasarruf Genelgesi kapsamındaki harcamalarda 484 milyar liralık tasarruf sağlandığını söyledi. Eğitim enflasyonundaki yüzde 53’ün üzerindeki artış için “Çok fahiş fiyat artışları olduğu net” diyen Şimşek, gıda fiyatlarında ise önümüzdeki aylarda manşet enflasyona doğru bir normalleşme beklediklerini ifade etti.

2027-2029 dönemini kapsayan OVP’nin açıklanmasının ardından Mehmet Şimşek, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Şimşek’in açıklamalarında kamuda tasarruf, vergi denetimleri, gıda ve eğitim fiyatlarındaki artış, ekonomideki kırılganlıklar ve reel sektöre sağlanan finansman destekleri öne çıktı.

Orta Vadeli Program açıklandı: Yıl sonu enflasyon tahmini yükseldi, büyüme tahmini güncellendi

“Tasarrufu yatırımları azaltarak yapıyorsunuz ifadesi gerçeklerle uyuşmuyor”

Kamuda tasarrufun kamu yatırımlarında kesinti yapılarak sağlandığı yönündeki değerlendirmelere karşı çıkan Şimşek, 2027 bütçesinde kamu yatırımlarının millî gelir içindeki payında düşüş olmadığını, aksine yüzde 1,8’e doğru sınırlı bir artış öngörüldüğünü söyledi.

Şimşek şöyle konuştu:

“Yatırımlardan kesintiyle kamuda tasarruf olduğu algısı doğru değil. Yatırımların millî gelir içerisindeki payında 2027 bütçesinde 2026’ya göre bir düşüş yok. Tam aksine, yedek ödenekte tuttuğumuz ve yatırımların hızlandırılması kapsamında kullanmayı planladığımız ödeneklerle birlikte millî gelire oranla kamu yatırımlarının payında cüzi de olsa bir artış söz konusu. Dolayısıyla ‘Tasarrufu yatırımları azaltarak yapıyorsunuz’ ifadesi tam olarak gerçeklerle uyuşmuyor.”

Tasarruf Genelgesi kapsamında taşıt, bina, haberleşme, seyahat, enerji, su, kırtasiye ve demirbaş gibi kalemlerin izlendiğini anlatan Şimşek, bu harcamaların bütçedeki payının genelge öncesindeki 10 yıllık dönemde ortalama yüzde 4,6 olduğunu, 2025 sonunda ise yüzde 2,9’a gerilediğini söyledi.

“Cari fiyatlarla baktığınız zaman bu tasarruf neye tekabül ediyor? 484 milyar liraya tekabül ediyor. Bu da altı bakanlığın bütçesinden daha büyük bir tasarrufa tekabül ediyor. Onun için bunu önemsiyoruz.”

Kamudaki kiralık araçlara da değinen Şimşek, 2025’te sözleşmesi sona eren araçların yenilenmesi sırasında kiralanan taşıt sayısının yüzde 21 azaltıldığını söyledi.

“Diyelim ki 100 taşıtın kiralama sözleşmesi bitti, yenilerken bunu 79 olarak yenilemişiz. Basitleştirmek için söylüyorum. Dolayısıyla burada çok güçlü bir tasarruf var.”

Şimşek, yatırımlar içinde özellikle yeni hizmet binası yapımlarının sınırlandırıldığını, deprem gibi zorunlu durumlar dışında yeni bina konusunda daha temkinli hareket edildiğini; enerji ve su tüketiminde de yenilenebilir enerji ve LED dönüşümü gibi uygulamalarla tasarrufa gidildiğini anlattı.

Merkez Bankası Başkanı Karahan’dan OVP değerlendirmesi: Enflasyonda savaşın etkisi 7 puana yaklaştı

“Küçüklerle uğraşılıyor diye bir şey yok”

Kayıt dışılıkla mücadelede cezalandırmadan önce gönüllü uyumu esas aldıklarını söyleyen Şimşek, büyük veri analitiği ve yapay zekâ kullanılarak yapılan tespitlerin denetim öncesinde mükelleflerle paylaşıldığını anlattı.

“Biz kayıt dışılıkla mücadele ederken samimi bir şekilde gönüllü uyumu önceliklendiriyoruz. Kayıt dışı kesimlerin veya vergiye uyumda sorun yaşayan kesimlerin cezalandırılması gibi bir yaklaşımımız, stratejimiz hiçbir zaman olmadı. Büyük veri analitiğini kullanarak, yapay zekâ da devrede, tespitlerimizi mükelleflerimizle veya temsilcileriyle paylaşıyoruz. ‘Bakın, tespitlerimiz bu. Biz denetlemeden önce düzeltmek isterseniz buyurun düzeltin’ diyoruz.”

Vergi denetimlerinin özellikle büyük şirketlerde yoğunlaştığını ifade eden Şimşek, 2024’te yaklaşık yüzde 11 olan büyük şirketlerde denetim oranının 2026’da yüzde 31,3’e çıktığını, orta ölçekli şirketlerde ise yüzde 3,6’dan yüzde 7,3’e yükseldiğini söyledi.

“Küçük ölçekli şirketlerde denetim oranı 2024 yılında yüzde 2,1 iken bu sene yüzde 1,1’e geriledi. Dolayısıyla toplumda ‘Küçüklerle uğraşılıyor’ diye bir algı var ama öyle bir şey yok. Gönüllü uyum esas, rehberlik esas; fakat burada büyüklere bir yoğunlaşma var.”

Şimşek ayrıca gelir vergisi beyannamesi sayısının 3,8 milyondan 5,5 milyona yükseldiğini, vergi gelirlerinin millî gelire oranının 2022’de yüzde 15,4 iken 2026’da yüzde 17’nin üzerine çıktığını, 2027 için ise yüzde 17,9 seviyesinin öngörüldüğünü aktardı.

Gıda enflasyonunda “normalleşme” beklentisi

Gıda fiyatlarındaki seyri değerlendiren Şimşek, yılın ilk aylarında işlenmemiş gıda ile yaş meyve ve sebze fiyatlarında güçlü artış yaşandığını, savaşın başlamasının ardından gübre ve mazot gibi girdilerdeki maliyet baskısının da fiyatları etkilediğini söyledi.

“Bu sene üretim çok iyi. Gerçekten de üretimin en bol olduğu dönemlerden birindeyiz; tahıldan tutun meyveye kadar. Biz gıdada bir normalleşme bekliyoruz. Şu anda manşet enflasyonun birkaç puan üzerinde ama önümüzdeki aylarda manşete doğru bir yakınsama bekliyoruz.”

2026’nın ilk yarısındaki fiyat gelişmelerinin bir bölümünün önceki yıl yaşanan kuraklığın gecikmeli etkileriyle bağlantılı olabileceğini ifade eden Şimşek, bu yılki yüksek üretim dikkate alındığında gıda enflasyonunda sınırlı da olsa genel enflasyona yakınsama ihtimalini yüksek gördüklerini söyledi.

“Eğitimde bu kadar yüksek artışları meşru kılacak hiçbir zemin görmüyoruz”

Eğitim enflasyonundaki yükselişe ilişkin değerlendirmesinde ise özel okul ve özel üniversite ücretlerini öne çıkaran Şimşek, geçmişte getirilen fiyat sınırlamalarının kaldırılmasının ardından bir telafi süreci yaşandığını ancak yüksek oranlı artışların devam ettiğini söyledi.

“Özel okullar, özellikle özel üniversiteler çok fahiş fiyat artışlarına devam ettiler. Biz YÖK’le görüştük. Burada bir düzenleme ihtiyacı olduğu ortaya çıktı. Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılan bir düzenlemeyle kural bazlı bir fiyatlama mekanizması getirildi.”

Şimşek, söz konusu fiyatlama kurallarına uyulup uyulmadığının YÖK ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından takip edilmesi gerektiğini belirterek şöyle devam etti:

“Eğitimde fiyat artışları 2023’te yüzde 92, 2024’te yüzde 66, geçen sene de yüzde 66. Geçen sene düzenleme yaptık, bu sene yüzde 53. Yani burada manşet enflasyondan ciddi bir kopuş var. Bunun mutlaka ilgili kurum tarafından, kurallara uyulup uyulmadığı açısından değerlendirilmesi gerekiyor.

Vatandaşlarımızın neredeyse yüzde 90’ı çocuklarını devlet okullarına gönderiyor. Devlet okullarında ne harç var ne kitap ücreti var. Buradaki eğitim enflasyonu rakamları daha çok özel okulların ücret artışlarını ifade ediyor. Eğitim enflasyonunda bu kadar aşırı yüksek artışları gerçekten meşru kılacak hiçbir zemin görmüyoruz. Çok fahiş fiyat artışları olduğu net. Çünkü manşet enflasyon yüzde 31,5 iken eğitim enflasyonu yüzde 53’ün üzerindeyse burada bir sorun var demektir.”

Dolaylı vergilerin payı yüzde 60’ın altına gerileyebilir

Vergide adalet konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şimşek, dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının azaltıldığını söyledi.

“2023 yılında dolaylı vergilerin toplam vergiler içerisindeki payı yüzde 65,5’e kadar çıkmıştı. 2026 için tahminimiz yüzde 60’ın belki bir miktar altına kadar inebilir. Yüzde 59 küsur, yüzde 60 civarı. Bu ciddi bir ilerleme. Hâlâ yüksek ama ciddi bir ilerleme söz konusu.”

“Enflasyon kontrolden çıkabilirdi; çıkmadı”

OVP’nin şimdiye kadarki sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde Şimşek, son yıllarda küresel ve bölgesel ölçekte çok sayıda şok yaşandığını, programın en önemli katkılarından birinin ekonomide öngörülebilirliği ve şoklara karşı dayanıklılığı artırması olduğunu savundu.

“Bu programın bence en önemli getirisi öngörülebilirliktir. Hedefler tartışılabilir ama bu programlar öngörülebilirliği artırdı. Kural bazlı yaklaşım esas oldu. Tamponları inşa ettik. Rezervlerin yeniden inşasından koşullu yükümlülüklerin azaltılmasına, bütçe disiplininin yeniden tesis edilmesine kadar ekonominin şoklara karşı dayanıklılığında ciddi bir artış var.”

Enflasyonda başlangıçta belirlenen hedeflere ulaşılamadığını da kabul eden Şimşek, “Başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük gördük. Açık konuşalım burada. Bu zor konjonktürde enflasyon, bütün bu koşullarda bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi; çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Ama 2023’te deprem yaşanmış, KKM’nin doğurduğu sonuçlar var, EYT var. Ciddi şoklarla karşı karşıya kaldık. Kontrolden çıkmaması önemliydi” dedi.

Şimşek, temel mal enflasyonunun yüzde 16’nın altına gerilediğini ancak kira ve eğitim gibi alanlarda geçmişte yapılan düzenlemelerin etkilerinin mevcut döneme taşındığını söyledi.

“Türkiye’nin dış kırılganlığı azaldı”

Cari açık ve dış borç göstergelerine de değinen Şimşek, Türkiye’nin brüt dış borç stokunun millî gelire oranının uzun dönem ortalaması olan yaklaşık yüzde 44,5’ten yüzde 32’nin altına gerilediğini söyledi.

“Brüt dış finansman ihtiyacının millî gelire oranının 25 yıllık ortalaması yüzde 20 civarı. Bugün yüzde 16 civarından bahsediyoruz. Bütün bunlar Türkiye’nin kırılganlığının azaldığını gösteriyor. Cari açıktaki yapısal iyileşme, borçlardaki düşüş, dış finansman ihtiyacındaki düşüş. Bu tür şeylere mutlak rakam olarak değil, millî gelire oran olarak bakılır.”

Kur korumalı mevduattan çıkışın da program açısından önemli olduğunu belirten Şimşek, TL’ye güvenin ve ekonomik dayanıklılığın arttığını savundu.

“KOBİ ve ihracat kredilerinin payı arttı”

Finansmana erişim konusuna da değinen Şimşek, kredilerde üretim, yatırım ve ihracatı destekleyen seçici bir yaklaşım uygulandığını söyledi.

“KOBİ kredilerinin toplam krediler içerisindeki payının uzun vadeli ortalaması yüzde 24,6, yüzde 25 diyelim. Bugün yüzde 27. Yani KOBİ’lerin finansmana erişimi artmış. Sistem içinde 100 liralık kredi varsa eskiden 24-25 lirası KOBİ’lere giderken şimdi 27 lirası gidiyor.”

İhracat kredilerinin toplam krediler içindeki payının uzun dönem ortalamasındaki yüzde 6,3 seviyesinden yaklaşık yüzde 12’ye çıktığını söyleyen Şimşek, reeskont kredilerinin günlük limitinin 17 kat artırıldığını ve faiz oranlarının enflasyonun altında tutulduğunu şu sözlerle ifade etti:

“Reeskont kredi faiz oranları yüzde 23,9. Bankaların aldığı 1-1,5, bazen 2 puanlık ilaveler var. Yani yüzde 25-26 arasında bir maliyet oluyor ama o bile enflasyonun oldukça altında.”

Çiftçilere 244 milyar liralık faiz sübvansiyonu

Tarımsal kredilerde de Hazine desteğinin sürdüğünü söyleyen Şimşek, 2025 yılında 956 bin çiftçiye toplam 661 milyar lira kredi kullandırıldığını söyledi.

“Ziraat Bankamız bu krediyi verirken faizi kabaca yüzde 40 civarında, çiftçimize ise yüzde 12 olarak yansımış. Tabiri caizse Hazine bu faizin önemli bir kısmını ödemiş. Son bir yıl içerisinde çiftçimize 244 milyar lira faiz sübvansiyonu verilmiş. Bunlar büyük rakamlar.”

Halkbank aracılığıyla esnafa verilen sübvansiyonlu kredilerin faizinin yarısının da Hazine tarafından karşılandığını belirten Şimşek, 2025’te 258 bin esnafın bu kredilerden yararlandığını söyledi.

İmalat sanayisine 250 milyar liralık işletme sermayesi kredisi

Sanayi yatırımlarına yönelik desteklerin devam edeceğini belirten Şimşek, orta-yüksek ve yüksek teknoloji ürünlerinde yatırım yapan şirketlere 10 yıl vadeli, iki yıl anapara ödemesiz kredi imkânı sağlandığını, kredi faizlerinin piyasa faizinin üçte biri ile yarısı seviyesine kadar düşebildiğini söyledi.

İstihdamı korumaya yönelik desteklerle birlikte sanayide çalışan başına yaklaşık 5 bin liraya ulaşan destek bulunduğunu ifade eden Şimşek, yeni açıklanan 250 milyar liralık imalat sanayisi işletme sermayesi kredisinin de 36 ay vadeli ve altı ay anapara ödemesiz olacağını anlattı:

“Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) artı 2 puan olacak ama bunun 12 puanını biz karşılayacağız. Referans faizi diyelim ki bugün yüzde 37, artı iki puanla 39; bunun 12 puanını düşürdüğünüz zaman Hazine, imalat sanayisine işletme sermayesi anlamında enflasyonun altında kredi sunmuş oluyor.

Şimşek, desteklerin bütçe imkânları çerçevesinde sürdürüleceğini belirterek, “Biz sanayicimizin yanındayız. Biz üreten kesimlerin yanındayız. Üretimi, istihdamı, ihracatı ve yatırımları güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

 

(Editör: Halit Bingöllü)

The post Bakan Şimşek OVP sonrası konuştu: Kamuda 484 milyar TL tasarruf, eğitimde “fahiş” artış, gıda enflasyonunda normalleşme beklentisi first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir